Son Element:Aşk
READING AGE 18+
Ben Mina,Gözlüklerim, diş tellerim, dağınık saçlarım ve insanlarla konuşurken ayağıma takılıp düşme ihtimalimle… Bir de kimyaya olan takıntımla tanınıyorum. IQ'mun yüz ellinin üzerinde olması kulağa havalı gelebilir ama inanın, aynaya baktığımda gördüğüm ilk şey zekâm olmuyor. Daha çok, kendine güvenmeyi bir türlü öğrenememiş, biraz sakar, biraz tırıvırı bir kız görüyorum.Ama benim bir sırrım var.
.....
Ben yıllardır Mert Yalçın'a âşığım.Mert… Çocukluğumdan beri hayatımda olan, benim için hep ulaşılmaz görünen o adam. Yakışıklı, güçlü, kendinden emin ve özel harekâtçı. Kadınların dönüp bir kez daha baktığı, girdiği ortamın havasını değiştiren erkeklerden.Ben ise onun gözünde yıllarca sadece küçük Mina'ydım.Ailemi daha çocukken bir trafik kazasında kaybettim. Annemin çocukluk arkadaşı olan Meltem teyze beni kendi ailesinin yanına aldı, büyüttü ve bana hiç eksikliğini hissettirmeden bir yuva verdi. Böylece Mert'le aynı evin, aynı sofranın, aynı çocukluğun içinde büyüdüm.Ben büyürken ona âşık oldum.O ise beni büyüyen bir kadın olarak görmedi.Ta ki kimyanın bizi aynı noktada buluşturmasına kadar…Üzerinde çalıştığım element, hayatımı değiştirecek kadar değerli. Ve onu ele geçirmek isteyen insanlar peşime düştüğünde, Mert'in beni korumak için yanıma gelmesiyle birlikte aramızdaki bütün dengeler değişmeye başlıyor.Çünkü bazı şeylerin formülü vardır.Bazılarının ise açıklaması yoktur.Bir bakışın neden nefesimi kestiğini, onun yanımdayken neden ellerimin titrediğini, yıllardır “abi” gibi gördüğüm adamın bir gün neden gözlerini üzerimden çekemediğini kimya bile açıklayamaz.Belki de aşk, bulunması gereken son elementtir.
....
Ben Mert'le sadece aşk yaşamak istemiyorum.İlk heyecanımı, ilk dokunuşumu,
ilk öpüşümü… Kısacası kendime dair keşfetmediğim ne varsa onunla keşfetmek istiyorum.Ve biliyorum…Bir gün Mert Yalçın da bana âşık olacak.Çünkü her şey güzellik değildir.Bazen bir insanı kendine çeken şey; gözlüklerin ardındaki bakış, diş tellerinin arasından çıkan bir gülümseme, titreyen bir ses ya da dünyanın en tehlikeli anında bile sana uzanan şefkatli bir eldir.Ve bizim aramızdaki çekim…Kimyadan çok daha tehlikelidir.
🔞🔞
"Mert, saçmalama... Dur, birileri gelecek.
"Sırtım laboratuvardaki çalışma masasına yaslanmışken, Mert’in iki yanıma koyduğu kolları arasında tamamen sıkışmış durumdaydım. Üzerimdeki beyaz önlük çoktan omuzlarımdan aşağı kaymıştı. Gözlüklerim burnumun ucuna düşmüştü ve kalbim rüyamdaki o hızla göğsümü dövüyordu.
....
Mert, o her zamanki kahrolası çapkın ve kendinden emin gülümsemesiyle bana doğru eğildi. Nefesi boynumu yakıyordu. "Kimse gelmez güzelim," diye fısıldadı, sesi pürüzlü ve derindi. "Hem sen demedin mi bu formülün çok kararlı olması gerekiyor diye? Test ediyoruz işte."Bu kimyasal bir test değil yalnız!" diye soludum ama itiraf etmeliydim ki, zihnimdeki bütün elementler şu an birbirine karışmıştı.
....
Mert, iri ve sıcak elini pantolonumun düğmesine götürdüğünde nefesim tamamen kesildi.
Mert..." dedim, sesim bu kez bir yalvarış gibi çıkmıştı. "Gözlüklerim... Odaklanamıyorum."
Hafifçe güldü. Sol eliyle burnumun ucundaki gözlüğü yavaşça çekip masadaki deney tüplerinin arasına bıraktı. "Şimdi sadece bana odaklan," dedi.Elini pantolonumun içine kaydırdığı an, dudaklarımdan küçük bir çığlık koptu. Mert anında dudaklarını dudaklarıma bastırarak o sesi yuttu. Parmaklarının altındaki o muazzam sıcaklık ve profesyonel dokunuşları, beynimdeki bütün nöronları aynı anda havai fişek gibi patlatıyordu. Gözlerimi sımsıkı kapattım, masanın kenarına tutunmaya çalışırken parmaklarım bir veri analiz defterine çarptı.
"Ah... Mert, yavaş," diye mırıldandım dudaklarının arasına.Daha hızlı demiştin rüyanda?" diye fısıldadı muzip bir sesle, parmaklarının temposunu artırırken.
....
"Sen... sen nereden biliyorsun rüyamı?!
"Uykunda çok sesli düşünüyorsun, dahi kız," dedi ve parmaklarıyla istediğim noktaya tam ihtiyacım olan baskıyı yaptı.Vücudum bir yay gibi gerilirken arkaya doğru büküldüm. "Mert! Karışım... Karışım dökülecek, üç aylık emeğim o!" diye feryat ettim, bir yandan zevkten delirirken diğer yandan gözümün ucuyla mavi sıvıya bakıyordum.Mert, beni tamamen kendi ritmine hapsederken diğer eliyle masadaki cam şişeyi kavrayıp daha güvenli bir yere koydu.
Ben senin laboratuvarını da, emeğini de...diye mırıldandı, Parmakları o kadar kusursuz ve ritmik hareket ediyordu ki, beynimin sol lobu tamamen devre dışı kalmıştı. "Formülü boşver Mina. Şu an en yüksek enerji verimliliğini kimin sağladığı çok açık."Bacaklarımın bağı çözülürken, onun parmaklarında hayatımın en büyük patlamasını yaşadım. "Vücudum sarsılırken Mert beni sıkıca göğsüne bastırdı, saçlarımın arasına derin bir öpücük kondurdu.Hâlâ nefes nefese, onun omzunda kendime gelmeye çalışırken Diş tellerimi birbirine bastırarak gülümsedim.
....
"Bu kesinlikle kontrol edilebilir bir reaksiyon değildi.Mert eğilip burnumun ucunu ısırdı.
Zaten amacımız da buydu, dahi kız."
Unfold
Mina...
Kapı kapanınca evin içi bir anda daraldı.
Mert anahtarı fırlattı. Metal mermere çarpınca çıkan ses, kokteylin müziğinden daha yüksekti. Ceketini çıkarmadı. Omzundan sıyırıp yere attı. Gözleri bana değdiğinde salondaki ışık bile geri çekildi.
“Konuşmadan duramayacaksın,” dedim.
<……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……