O Benim Bodyguard’ım
READING AGE 18+
‼️Yaş farkı içermektedir. ‼️
‼️ B. D. S. M. içermektedir. ‼️
Paris’ten döndüğüm ilk gün. Daireme çıkar çıkmaz onu görüyorum. Benim dairemde benim mutfağımda kendine yumurta pişiriyor. Sanki mutfak onunmuş gibi. Burası kendi dairesiymiş gibi rahat.
Atletik vücuduyla kol kasları giydiği tişörtten belli olan üst gövdesiyle, biscolata erkekleri kadar yakışıklı ve ağız sulandırıcı.
Ama onu görünce daha çok kızıyorum.
“Ne işin var mutfağımda? Dairemin anahtarını koy ve defol git!” diyip hiddetle arkama bakmadan gidiyorum. O ise odamın kapısına varmadan sesi yükseliyor. O hiç oralı değilmiş gibi “Kahvaltı yapmak istiyorsan fazladan yumurta pişirdim.” diye rahat bir tavırla karşılık veriyor.
Dönüp orta parmağımı yüzüne doğru kaldırıyorum ve odamdan içeri giriyorum.
Babamın en yakın arkadaşlarından. Özel koruma şirketinin sahibi. İlk aşkım. Demir. Yarattığım sansasyonlardan sonra babam beni korumam için onu görevlendirmiş olmalı. Çünkü o benden nefret eder ve zamanla ona duyduğum ilk aşk karşılık görmememden dolayı nefrete dönüşmüş durumda. Bende onu en az onun beni sevmediği kadar nefret ediyorum şimdi.
“Neden kabul etti ki?!” Öyle acıktım ki burnumu sürterek onun pişirdiği herhangi bir şeyi yemek istemiyorum.
Telefonumu elime aldığımda Sude’den mesaj olduğunu görüyorum. “Sürtük geldin mi? Partiye gel!” yazmıştı.
“Ne partisi sabah sabah?” yazdım.
Anında cevap geldi “Gel kendin gör!” diye yazmıştı bu sefer.
“Tamam geliyorum.” yazdım ve hemen kalktım.
Aklıma Demir’i kızdırmak için bir fikir geldi. Kısa bir duş alıp iç çamaşırı giymeden siyah straplez bir elbise giydim. Hani eğilsem kadınlığım açığa çıkacak kadar mini olanlardan. Göğüslerimi oldukça sıkı sarıyordu bu elbise. Saçlarımı hafif ıslak bıraktım. Kırmızı bir dudak parlatıcısı sürdükten sonra hazırdım.
Unfold
Demir bana telefonumu fırlattı. Yakalar yakalamaz çalmaya başladı. Sude arıyordu, Sude’nin adını görünce sanki beni kurtaracakmış gibi hemen açtım.
Demir’in eli bileğimi yakalayarak “Hoparlör” diye fısıldayıp bıraktı.
Hoparlöre aldım. Demir’in tutuşu canımı yakmıyordu ama sertti.
“Hey!” dedim sesim fazla neşeli ve fazla s……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……