KIZILCA
READING AGE 18+
Hikayede +18 öğeler olacaktır. Okumaya başlarken göz önünde bulundurun lütfen 🙏🏼🙂 Size bu kez sıcacık, eğlenceli ve bir o kadar da tutkulu, ateşli bir kırsal hikayesiyle geldim. İki rakip çiftliğin arasındaki aşk ve rekabet dolu maceralar...Asya ve Kafkas, Hülya ve Yavuz ve diğerleri...Hepsi sizi bekliyor.
‘’Şehirdeki kaldırımlara benzemez buralar, cici ayakkabılarınız kirlenir hanım efendi. Yerinizde olsam o süslü şeyler yerine daha sağlam ayakkabılar giyerdim buralarda.’’
‘’Sana mı soracağım çoban! Ne istersem giyerim.’’ Eğilip ayakkabımı çamurdan çıkarmaya çalışırken dengemi kaybedip düşecek gibi oldum ama o beni bir kez daha kolumdan yakaladı ve,
‘’Tabii, bana niye sorasınız? Siz zaten doğal yaşamı çözmüşsünüz.’’ Eğilip ayakkabımı çamurdan alıp bana uzattı. Çekip aldım ve öfkeyle bakıp,
‘’Sağ ol!’’ dedim.
‘’Rica ederim Kızılca!’’ dedi manidar bir şekilde gülümseyerek. Yüzünde ve sesinde bariz bir alay vardı.
‘’Kızılca mı?’’ Bu lakabı hatırlıyordum. Çocukluğumdan. Köye geldiğimde bazı çocuklar bana arkamdan Kızıl Kafa veya Kızılca diye bağırırlardı.
‘’Kimsin sen?’’ dedim kaşlarımı çatarak. Şapkasıyla bir selam verdi ve,
‘’Hiç, sadece bir çoban. Senin gibi şehirli bir hatun için önemsiz biri.’’ dedi ve ineklerin yanına yürüdü.
Unfold
ASYA,
Yaman Karaçay dedemi daha fazla yormamak adına artık gitmek istediğinde saat 10’u biraz geçiyordu. Biz verandada halimizden memnunduk ama dedemin dinlenmesi gerekiyordu gerçekten de. Hep beraber çıkarken Nurcihan anne babama,
‘’Hakan Bey, artık dünür olduk. Asya da bizimle yaşayacak nasipse. O sebeple hem onun da yaşayacağı ……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……