Ameliyathane, Emmy için kutsal bir mekândı.
Işıklar parlak, sesler ölçülü, zaman itaatkârdı. Burada hata affedilmezdi ama anlamlıydı. Burada hayat, milimlerle kurtarılırdı. Burada Tanrı’ya en çok yaklaşan insanlar cerrahlardı—ya da Emmy öyle sanıyordu.
O gün, ışıklar fazla parlaktı.
Hastanın kafatası açıldığında, ……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……