Kayıp Saat ve Zamanın Yaprakları
Reads
Günesin yumusak ısıklarıyla aydınlanan eski, büyük ve heybetli kapı, minik ayakları altında dünya kadar küçük görünüyordu. Adeta tereddüt eden bir ruh gibi kapının önünde duran küçük kedi, içeri adım atmanın verdigi kararsızlıkla titriyordu. İnsanların dünyasına adım atmaktan çekinmekle birlikte, içeriden gelen ısık onu cezbetmeye yetiyordu. Küçük sopa kösede dururken, kedinin gözleri onu bir an için yakaladı ve derin bir şsiddet hissiyle titredi. Ancak cesareti hiç kırılmadan ısıga ilerlemeye devam etti.
Odalardan bazıları karanlık olsa da kediyi cesaretlendiren şsey, içerideki ısıktı. Uzun zamandır kimseyi görmemiş olan kedi, burada bir şsans yakalayabilecegini hissetti. Bu ev, hafif bir küf ve tütün kokusuyla doluydu; ancak bu koku, evin garip bir güzelligine isaret ediyordu.
Helen, yıllardır dükkanının önünde insanlara ve hayvanlara yardım eden gizemli bir kadındı. Bugün sokaklar biraz bos olsa da, yine de büyüleyici ve güzeldi. Gözlerinde hissettigi bos bir güzellik duygusu onu ürpertti. Dükkan sahibi gelmeden önce siparisleri tamamlayan Helen, küçük kediyi kucagına alarak yola koyuldu. Ana caddeye dogru ilerlerken, duygu dolu bir şsarkı duydu ve içinden gelerek eslik etti.
Evine yaklaştıkça, sakin ve tenha sokakların garip bir atmosfer yarattığını fark etti. Komsu evlerin bakımsızlıgına ragmen, kendi evinin bu yıl yenilenmesi gerektigini düsündü. Dükkan ile ev arasında gidip gelirken, iç dünyasının derinliklerinde huzursuzluk hissetti.
Hayalleri yorgun olmasına ragmen, içindeki ruhun dünya ile basladı Güneş yeni dogmusken sokakların hâlâ sessizligiyle dans ettigini düsünen Helen, yıllardır hizmet ettigi dükkânının özlemini çektigi bosluguna sıgınıyordu. Dükkânın sahibi henüz gelmediginde, solugu dısarıda almaya karar verdi. Havada dolasan eski bir dilin notalarını duyarken, kısa süreli bir duygusallık hâkim oldu içinde. Cılız bir kedi, onun peşine takılıp ona eslik etmeye basladı. Bu beklenmedik yol arkadasıyla adımlarını hafifletirken, çiçeklerle bezenmiş ana caddede buldu kendini.
Geceden kalmıs bir huzur, yavas yavas içini kaplarken huzursuzlugu yok olmuyordu. Evine yaklastıkça, gözlerine çarpan bakımsızlık onu rahatsız etti. Dükkanla ev arasında durup dururken oluşan boslugu kavramaya çalısırken, içsel bir dünyadan dışsal bir dünyaya geçiş yapmanın zorluğunu hissetti. Çantasında ve elindeki çiçekte tasıdıgı anlamlarla yüzlesirken, sessizce içeri adım attı. Her şsey yerli yerinde duruyordu, sanki baska bir evde misafirlik etmis de gitmis gibiydi.
Gözleri, evde hayvanlarını ararken bir kitaba takıldı ve bilinçsizce okumaya başladı. Uykuya daldıgında ise annesini özledigi bir melodi eşlik etmeye başladı. Uyandıgında, dokunurcasına annesinin varlıgını hissetti ve sessizlik içinde yankılanan sese kulak verdi. Zamanın geçtigini fark etmeyen Helen, amaçsızca dolaşarak dükkanın saatinin sorumlulugunu üstlendiğini düşündü.
Sabrın pesinden kosan ama sabredemeyen bir ruha sahip olan Helen, uzun zamandır olmadıgı kadar kendini boş hissetti. Annesinin izinden gitmek istediğinden emindi.
Eşiyle tanışma hikayesinden bahsetmek istedi.
Updated at