68.302K
VISITORS
2.655K

ABOUT ME

?2024 yılı popüler yazarı ? Beni buradan takip edebilirsiniz: İnsta: Cadınıneskisupurgesi 1-Mafyanın Karısı 2-Mafyanın Esiri 3-Mafyanın Veliahtı 4-Sapkın 5-Tenimdeki İzler Sıralama bu şekilde.Baştan okuyanlar daha çok eğlenir, konuya daha hakim olur bence :)

ABOUT ME

?2024 yılı popüler yazarı ? Beni buradan takip edebilirsiniz: İnsta: Cadınıneskisupurgesi 1-Mafyanın Karısı 2-Mafyanın Esiri 3-Mafyanın Veliahtı 4-Sapkın 5-Tenimdeki İzler Sıralama bu şekilde.Baştan okuyanlar daha çok eğlenir, konuya daha hakim olur bence :)
FOLLOWING
You are not following any writers yet.
More

STORY BY Cadının Eski Süpürgesi

Tenimdeki izler +18 (Mafya & Ağa)

Tenimdeki izler +18 (Mafya & Ağa)

Reads

Her adımda bir karar, her kararda bir bedel... İki inatçı ruh, iki yaralı kalp... Kaderin sert rüzgarları onları karşı karşıya getirdiğinde, öfke ile tutkunun iç içe geçtiği bir hikâye doğar. Meliha, Kartal’ın ona açtığı derin yaralarını sarmaya çalışırken, Kartal ise masumiyetini zorla ele geçirdiği Meliha’nın ona nefretle bakan gözlerinde kendi kurtuluşunu bulabilmek için karanlık yanıyla savaşmaktadır. Aşk, hiçbir zaman kolay değildir. Çatışmalar, zorlu seçimler ve kalplerinin derinlerinde sakladıkları sırlarla yüzleşmek zorundadırlar. Tutkulu, inatçı ve derin bir hikâye… Aşkın iyileştirici gücü, bu hikayede bir kalbin yeniden nasıl atabileceğini size fısıldıyor. *** “Akşam istemeye geliyorum. Ay geçmeden karım olacaksın. Haddini aştığın her seferde canını çok daha fazla yakarım. Ya hizaya gelirsin, o şımarık, ukala tavırlarını bir kenara bırakırsın ya da ben sana sike sike öğretirim!” dedi. Pantolonunu düzeltti. Meliha yerden zorlukla kalkıp adama dik dik bakarak “Siktir lan oradan!” dedi. “Tek kelime edersen, yaptığınla ilgili tek laf edersen bugün, gün bitmeden gider, o yırttığını birine diktiririm. Sabah olmadan gider, o Selat’a sikilirim. Gözüne baka baka, göbek ata ata da evlenirim! Yiyorsa nasıl bir it olduğunu söyle…” deyip yine saçlarını savurarak üzerini düzeltti. Yüzünü sildi. Her zamanki dingin ifadesine kavuştu. Adamın yanından geçip gidiyor gibi yaptı. Sonra belindeki silahını alıp hızla emniyetini açtı. Yaptığından zerre pişman olmayan Kartal üzerine atılmadan önce tetiği çekip adamı göğsünden vurdu. Elini göğsüne bastırıp sallanınca silahta kalan üç kurşunu daha sıktı. Başına yönelttiği sırada mermi bitince yere yıkılan adama silahı fırlatıp “Geber it…” dedi. Bedeninden çıkıp siyah gömleğini ıslatan, zemine doğru yayılan kana öfkeden titreyerek bakarken elinin tersiyle kanayan dudaklarını sildi. O sırada işe yaramaz kapı büyük bir gürültüyle açılıp adamın kardeşini gördüğünde çenesini kaldırdı. “Ne yaptın sen yenge!” deyince çenesini kastı. “Sen de siktir lan oradan, yengeymiş!” diyerek kendini hızla dışarı attı... ***

Updated at

Read Preview
Sapkın +18

Sapkın +18

Reads

"Bakireysen canın yanar, değilsen o kadar yanmaz." dedikten sonra sertçe kızın belini kavradı. "Şimdi sikilmek istemiyorsan zoru oynama! Zoru oynadıkça daha çok sertleşiyor." *** Ozan Avan, pek çok şey olabilirdi. Ama babamdan ya da beni sattığı Avni’den binlerce kat daha iyi bir seçenekti. Onlara kafa tutacak kadar güçlü olan birkaç kişiden biriydi. Onu seçmiştim. Gece gece evden kaçıp adamın kızları becermek için kullandığı eve gelmiştim. Çünkü babasını öldüren adamlardan intikam alma fırsatını kaçırmak istemeyeceğini biliyordum. Babam, sürekli bundan bahsediyordu. Onu da babası gibi öldürmek için kaçtır plan yapıyordu. Ve planları her seferinde boşa çıkıyordu. Sigarasından derin bir nefes alırken yüzü yeniden aydınlandı. Dudağında ürkütücü bir gülümseme, gözlerinde alaycı bir gülüş vardı. “Sesin güzelmiş,” dediğinde yüzümdeki gülümseme siliniverdi. “Çığlıkların da güzeldir.” *** İlk aklıma gelen şey kızı becerip Etidal Başaran’ın kapısına atmaktı. Ama kızını öldürüp bir yere gömdükten sonra bu olayın üstünü kapatacağından emindim. Düşünürken gece kapıma dayanan kızın bakire olmadığını, becersem bile Avni’ye yamayıp üstünü kapatacaklarını fark edince daha kalıcı bir şeyler yapmaya karar verdim. Amacım, bunun duyulmasını sağlamaktı. Tüm şehirde… Sesi de iyiydi. Artık çığlıklarının neye benzeyeceğini tahmin edebiliyordum. Öğrenmem fazla uzun sürmeyecekti. Ama öncesinde biraz eğlenecektim.

Updated at

Read Preview
Siyah Afyon Çiçeği

Siyah Afyon Çiçeği

Reads

Hastaneden çıkana kadar bir bebek sahibi olmak istemediğini düşünüyordu. Adımları taş yolu, artık hızlanmış olan yağmurun damlaları ise yanaklarını döverken aklında dolaşan tek düşünce vardı: o da asla bir ailesinin olamayacağıydı. Kulaklarında tekrar tekrar duyduğu ses ise "Bir an önce hamile kalmayı denemenizi öneririm!" diyordu. Sese kulak verebilecek bir durumda değildi; işten kovulmuştu, bir bebeğin sorumluluğunu alacak kişilikte olmamasının yanında, artık maddi gücü de elverişli değildi. Hepsini halletse bile çok büyük bir sorun vardı: Ortada bir baba adayı yoktu!

Updated at

Read Preview
Mafyanın Veliahtı +18

Mafyanın Veliahtı +18

Reads

Kübra, omuzlarının düşmesine izin verirken “Nereye gideceksen gitmeden önce bileklerimi çöz…” dedi. Kerimhan’ın hala bir şey söylemediğinin farkında değildi. Kerimhan, yavaşça ona doğru gelmeye başladığında arkasını dönüp bileklerini çekiştirdi. Kelepçenin şıngırdamasına neden oldu. Omurgasına baskı yapan eliyle aniden duvara yapışınca şaşkın bir çığlık attı. Yanağı ve çenesi duvara yaslanmıştı. “Sen, düzeltilemezsin,” diyen koyulaşmış ama pürüzsüz sesini duyunca gözlerini sımsıkı kapattı. “Çöpe atılmalı, yerine daha iyi ve yenisi alınmalı…” Kübra, yutkunup “Birisi sana ibne gibi bir küfür ettiğinde karşılık verirsin. İbne gibi laf sokmaya çalışmazsın!” diye cevap verdi. Adam onu baltayla parçalara ayıracak bile olsa susamıyordu. Yeterince susmuştu. Yeterince katlanmıştı. Artık ne susabiliyor ne de katlanıyordu. Canı yanıyordu. Can yakmak istiyordu. Kerimhan, “Küfürle tahrik olanlardan mısın?” diyerek parmaklarını sırtındaki kemiklerin üzerinde dolaştırmaya başladığında derin, pes bir nefes aldı. “Becerilirken küfürler, hakaretler duymayı seven, o bozuklardan mısın?” diye sorduğunda küfür dışında ne cevap vereceğini bilmediği için duraksadı. Bu kadar yakınındayken ne diyeceğini bilemiyordu. Ve tahmin edilemez olmasından da nefret ediyordu. “Bozuk sensin,” demeyi başardığında adamın eli yeniden kalçasına gitmişti. Parmağının tekini iç çamaşırına geçirmişti. Lastiğini esnetip duruyordu. Yüzü ise kendi yüzünün hemen önündeydi. Dudaklarının arasından kurtulan nefes, onun ciğerlerine doluyordu. İçine çektiği hava, onun ferah kokusunu içine taşıyordu. Hala bir şey yapmamış olmasının getirdiği rahatlamayla kasları gevşese de yakınında olduğu için kasılıp duran kalbi fazlasıyla canını sıkıyordu. “Sensin bozuk,” diye tekrarladı. İç çamaşırını yavaşça indirdiğini fark edince titremeye başlayan dizine küfrederek kirpiklerini birbirine iyice geçirdi. Dik durmaya çalışıyordu ama ödü kopuyordu. Herkesin yaptığı şeyden bu kadar kopması yüzünden kendini azarlayıp toplamaya çalışıyordu ama başaramıyordu. *** Kendini bile sevmeyen bir kız, dünyada tek sevdiği şeyi, abisini, öldüren aileden intikam alabilmek için sevmediği ama oldukça güçlü bir mafya ailesinin varisi olan Kerimhan ile evlenemeye razı olur. Kerimhan, ise duygusuz adamın tekidir. O sırada hayatında olan, ailesinin tasvip etmediği bir kızla ilişkisi vardır. Ancak, o kızı bile sevmemektedir. Kübra ile evlenmeyi babası istediği için kabul ediyor gibi görünse de kız ile yalnız kaldıkları her seferinde ona bu işten vazgeçmesi için baskı yapar. Çünkü, hayatındaki kızı sevmese de bebeğini taşıdığı için onu bir kenara atmayacaktır. Ve Kübra, ne ailesinin istediği gibi elit bir kızdır, ne de onun kafasındaki eş modeline uygundur... Kız arkadaşı, babasından aldığı üç kuruş için bebeğini öldürüp onu terk ettiğinde, babasının her zamanki gibi doğru seçimler yaptığına, ileri görüşlü olduğuna bir kez daha ikna olur. Evlenmeyi kabul eder. Ancak bir sorun vardır. Kübra asla istediği gibi hareket etmiyordur. Fazla dik başlıdır. Ve onu her seferinde rezil ediyordur. Evlendikten sonra bu sorunu çözmek, kızı hizaya sokmak için hareket etmeye kararlıdır. Ancak işler hiç de düşündüğü gibi gitmez... Kübra'nın onunla tüm olumsuzluklara rağmen neden inatla evlendiğini, kızla zorla birlikte olduktan sonra fark eder... Şimdi batırdığı yerden toplaması gerekiyordur. Ama nereden başlayacağı hakkında bir fikri yoktur!

Updated at

Read Preview
Benimle Yan +18

Benimle Yan +18

Reads

Burak Karayel, yıllarca babasından nefret etmiş, onun gibi olmamaya yeminli bir oyuncuydu. Babası ölüp de tüm işler ona kaldığında adamın pis işlerinden uzak durmak için denediği her şey sonuçsuz kaldı. Babası ona sadece bir isim ve para bırakmamıştı. Pek çok düşman da bırakmıştı... Kız kardeşi ve sevdiklerini korumak için Karayel'in oğlu olmaktan, onun yolunda ilerlemekten başka çıkar yol bulamadı... Büyük mafya liderlerine kafa tutmak ve hayatta çalışmak için sevdiği kızı korumanın tek yolunun onu kendinden uzak tutmak olduğunu düşünme hatasına düştü... Birlikte oldukları gece kız kardeşine yapılan bir saldırı, bu fikri destekliyordu. O da, hiç istemese bile, sevdiği kızı hayatından çıkarttı. Bunu yaparken o gecenin sonuçları olduğundan, kızın hayatından tamamen çıkacağından habersizdi. Püren, abisi ile birlikte, kimseye bir şey söylemeden yurt dışına çıkmış, bir daha onu aramamış, sormamış, resmen kayıplara karışmıştı... Yıllar sonra döndüğünde, büyümüş, güzelleşmiş ve yanında birini de getirmişti. Kızını... Ve onu korumaya çalıştığı hayatın tam ortasındaydı! Peşinde onunla evlenmek isteyen büyük bir İtalyan Mafyası vardı.

Updated at

Read Preview
Püsküllü Bela

Püsküllü Bela

Reads

BİR BERDEL HİKAYESİ Aslen Mardinli olan Güzide, İstanbul'da okumaktadır. Tıp son sınıf öğrencisidir. Bir gün ailesi tarafından eve çağrılır. Abisi Aptullah evleniyordur... Bilmediği şey ise abisinin bir kız kaçırdığıdır. Aynı dönemde kuzeni de bir başkasının kızını kaçırmıştır. Şimdi önünde iki seçenek vardır. Ya abisi yüzünden berdel'e kurban gidecektir ya da kuzeni... O da okuldan tanıdığı Ersin'i tercih eder. Ersin'den bir dönem hoşlanmıştır ama adamın gay olduğunu öğrenince bu aşktan vazgeçmiştir. Ersin ise Güzide'yi henüz birinci sınıftayken görüp aşık olmuştur. Başta kız nişanlı diye uzak durmuş, sonra başkasına aşık olduğunu düşünmüştür... Aralarında anlaşıp göstermelik bir evlilik yaparlar.... Ne Güzide başkasına aşıktır ne de Ersin bir gaydir....

Updated at

Read Preview
Mafyanın Esiri +18

Mafyanın Esiri +18

Reads

🏆 Temmuz ayı süpernova birincisi 🏆İstemiyorum! Şunu bir anla artık! İsteyerek yatağına girmem. Seninle birlikte olmam! Yine de benimle yatmaya çalışırsan bunun adı tecavüz olur!” Murat, sırıttı. “Tecavüz fantezin mi var tatlı kız?” *** Defne, dudaklarından bir hayret sesi çıkmasına engel olamadı. Teninin giderek ısındığının ve fazlasıyla kızardığının farkındaydı. Bir an için adamın kucağında olduğunu, içinde bulunduğu rahatsızlığı bile unutuvermişti. “Ne?” diye sordu şaşkınlıkla. “Sen ne saçmalıyorsun! Kızın bedeninden çok sesine takmıştı. Kafasında en çok dönen şey kızın dizlerinin üzerine çöküp aletini sıkıca kavramış, o tatlı pembe dudaklarıyla onu emerken gözlerini yukarı kaldırmış haliydi. Diğeri de o sesten çıkmasını beklediği çığlıkla kızın içine sertçe gömüldüğü birkaç versiyonu olan sert seksti. Kız gecelikle karşısında dururken favori pozisyonu, onun düşmemek için arkasındaki kapıya sıkıca tutunduğu yeni bir tanesiyle değişti. Defne adamın onu süzme şeklinden rahatsız olarak yanlış bir karar verdiğini fark etti. Diğerleri varken konuşan, mesajları yazan adam ile karşısında gördüğü adam tamamen farklıydı. Adam onu tepeden tırnağa incelerken “Gidiyorum!” deyip geriledi. Kapıyı kapatırken atılıp kolunu yakalamasıyla durdu. “Murat, bırak! Aşağı geldim ama konuşacağın şeyi dinlemek için değil. Sana biz diye bir şey olmayacağını söylemek için. Kelimelerin fikrimi değiştirmeyecek,” derken sesini alçak tutuyordu. Yine de içini titreten soğuğun sesini titretmesine engel olamamıştı. Murat, “Olacak,” dedi, sesi pürüzsüz, kendinden emin çıkıyordu. Kızı hala gözleriyle beceriyordu. Kızın üşüdüğünü fark etmesi için bakışlarını gerdanından koparması; Defne’nin omzunu bükerek hafifçe titremesi ve beyaz teninin sokak lambasının yarım yamalak ışığında bile belli olacak kadar kızarması gerekmişti. Kızı kendine çekerken arabanın üzerinde duran ceketi alıp omzuna attı. “Araçta konuşalım,” dedi. Defne, adamın kokusunu daha önce fark etmemişti. Ceketten burnuna dolan kokuyu beğeniyle içine çekerken, farkında değilmiş gibi omzunu oynatıp ceketin yere düşmesine neden oldu. Adam ters ters bakarken “Hayır dedim!” diyerek elini kurtardı. “İstemiyorum.” Murat, gözlerinin bir an yerdeki cekete kaymasına izin verip yeniden kıza çevirdi. Tepeden tırnağa süzerken “İstemesen de bu iş olacak,” dedi. Aslında bu kadar ileri gitmezdi ama takmıştı. Kız ondan kaçmaya, uzak durmaya çalıştıkça daha da takıyordu. Belki bir kez yatarlarsa bu takıntıdan kurtulup normale dönebilirdi. Ama kızın ailesi de belliydi. Evlenmeden becerirse abisi çıkan sıkıntıyı mutlaka duyardı. Duyunca mesele büyürdü. Mesele büyürse mecburen öldürmek zorunda kalırdı. Bir kız için bir aileyi komple sikip atmak istemiyordu. “Sen ne zırvalıyorsun Murat!” “Geç lan şu arabaya, götün donuyor hala salak salak inatlaşıyorsun. Siktirme inadını!” Rol yapmak buraya kadardı… Defne, şokla aralanan dudaklarını kapatmaya fırsat bulamadan adam yeniden bileğine yapışınca kolunu çekiştirdi ama kendini araca binmekten kurtaramadı. Araçtan inmek için yaptığı hareket adam çenesini sıkıca tuttuğu için yarıda kalırken korkuyla derin bir nefes aldı. “Sikerim inadını da tribini de! Otur akıllı akıllı, anlat derdini! Konuşalım işte!” Defne, yutkundu. Saatler önce Aylin için endişe ediyordu. Şimdi kendi başına açtığı belayı düşünemeyecek kadar korkmuştu. Adamın koyu, kısık gözlerine, ökeyle kastığı çenesine bakarken geri çekilebildiği kadar çekilmiş, kendini ateş saçan nefesinden sakınmaya çalışıyordu. Adam çenesini bırakarak geri çekilmesine izin verirken hırkasının üzerine giyindiği cesaretine sarıldı. Adamın çenesinden kayıp dudaklarını okşamaya başlamış olan parmaklarından sıyrılıp gözlerine bakarken kısık bir sesle konuştu. “Seninle asla olmaz,” dedi. “İstemiyorum. Asla. Seni zaten sevmiyordum, şimdi, şu kelimelerinden de yaptığın şeyden de tiksindim!” dedi. Korkmuş olması içinden geçenleri dillendirmesine engel olmamıştı. Adamın bakışı bile midesinin tepetaklak olmasına neden olurken biraz daha geri çekildi. Cevap “Topla şu ayaklarını, kapıya sıkışmasın!” oldu. Aracı çalıştırdıktan on dakika kadar sonra konuşmaya lütfettiğinde siniri az da olsa yatışmıştı. “Canını sıkmak istemiyordum. Kusura bakma!” diyerek elini uzattı. Bu kez temas ettiği yer, Defne’nin kısa geceliğinin örtemediği bacağıydı. Ve dokunuşu öylesine bir dokunuş değildi. Eli kızın tenini okşarken parmakları sıcaklığını kızın tenine yayarak alev alev yukarı doğru ilerliyordu. Defne, bu dokunuştan kurtulmak için panikle geri çekilip adamın bileğini iterken nefretle “Çek şu elini üzerimden!” diye bağırıp elini savurdu. Tokadı adamın yüzünde patlarken “Hayvan!” diye eklemişti. Murat çenesini kasarak araç kullandığını unutup vızır vızır trafiğin aktığı yolda kıza döndü. “Sen, bana tokat mı attın?” derken sesi, Defne’yi korkudan öldüren bir şey gizliyordu. Kız, üzerlerine gelen ışıkla başını çevirip cama baktığı sırada Murat direksiyonu kırmak için geç kalmıştı. Mafyanın Karısı +18 hikayesinin yan kitabıdır.

Updated at

Read Preview
MAFYANIN KARISI +18

MAFYANIN KARISI +18

Reads

“Eee?” dedi Emir Ali. “Kuzenim yerine benimle evlenmeni istiyorum.” Burçin ayaklanıp herkesin onlara bakmasına neden olan bir çığlık attı. “Sen ne saçmalıyorsun Eylem!” “Neden sizinle evleneyim?” dedi Emir Ali. “Sizde ondan iyi olan bir şey göremiyorum!” Burçin savaşı kazanmıştı. Rahatlamış bir nefes alarak kuzenine bakarken o samimiyetsiz gülümsemelerinden birini maske edinmişti. “Yalnız görüşebilirsek size neyin daha iyi olduğunu gösterebilirim!” dedi Eylem. Emir Ali, ayaklanan kızın peşi sıra ayağa kalktı. “Ne saçmalıyorsunuz siz!” diye çığlık atan kızı görmezden geldi. Kolunu Eylem’in beline dolayarak onu çıkışa doğru yönlendirdi. Peşlerinden gelmeye çalışan Burçin, herkes onları izlediği için çaresizlik içinde yerinde kalakalmıştı. *** “Evlendiğin gece ne işi?” dedi bir bahane aranırken. “Beni yalnız bırakıp nereye gideceksin?” “Lan kalsam sanki sevişeceğiz!” diye isyan etti Emir Ali. Eylem, “Ne işin var ki?” dedi ağlamaya hazırlanırken. “Benden önemli ne işin var senin? Hem belki, belki sevişeceğiz?” Emir Ali, kısık sesli bir kahkaha attı. “Belki mi?” dedi gergin bir tonda. “Belki için işimi bırakamam. Çocuk gibi davranmayı bıraktığında, gerçekten istediğinde söyle. Oyunlarınla uğraşamam.” Yine de kızın sırtını okşamaya devam ediyordu. Neden devam ettiğini bile bilmiyordu ama onu rahatlatmadan gidebileceğini de sanmıyordu. Eylem, kararsızlıkla dudaklarını ıslattı. Sonunda “Gecelik bile giydim!” diye fısıldadı. “Yani?” dedi Emir Ali. Onun gecelik giydiğinin farkındaydı ama bunun bir davet olduğunu anlamamıştı. Bir an düşünerek daha önce karısının kendi eşofmanları ve tişörtüyle yattığını anımsadı. Bakışları aşağı kaydı, kızın dekoltesinden neredeyse tamamen görünen göğüslerine bir bakış attı. Zaten tahrik olmuştu. Günlerdir onun peşinde gezip istediğini alamadığı için rezil hissediyordu. Şimdi de yarıda kalacak bir sevişmeye başlayacak hevesi kendinde bulamıyordu. “Emir,” dedi Eylem kalçasını hafifçe kımıldatırken. “İstiyorum.” Emir Ali, gözlerini sımsıkı kapayıp yeniden açtı. Derin bir nefes aldı. Karısından yayılan çiçek kokusunu içine çekti. Eylem ‘istiyorum’ dediği an kalbi, mümkünmüş gibi daha bir hızla atmaya başlamış, bacaklarının arasındaki organ, canını yakacak kadar kabarmıştı. Kendini tutmak, kıza bir hayvan gibi saldırmamak için tüm iradesini kullanması gerekiyordu. Onun berrak tenine, terden vücuduna yapışmış, ikinci bir deri gibi göğüslerini saran zar kadar ince geceliğine, gecelikten bile belli olan göğüs uçlarına bir an baktı. Son bir çabayla kendine hakim oldu. “Eylem, sonra bırak dersen bırakamam. Oyun oynuyorsan hiç sırası değil bilesin.” Eylem, “İyi,” diye mırıldandı. Daha fazlasını söylemeye dili bir türlü varmıyordu. Teklifsizce onu öpüp duran, sevişmek için zorlayan adamın neden geri adım attığını anlayamıyor, zihninden elli tane fikir geçiriyordu. En baskın olanı artık beğenilmediği, adamın hevesinin kaçtığı yönünde olanıydı ki, bunu dillendirmeden duramadı. “Artık istemiyorsun beni demek,” deyip başını eğdi, adamın kucağından inmeye çalıştı. Emir Ali, “Ne?” diye sordu, kısa, sinirli bir kahkaha daha atarken. “Ne dedin?” “Başkasının yanına gidiyorsun. Git madem,” dedi Eylem en tatlı sesiyle. Onun bu narin, tatlı halleri Emir Ali’nin dayanmasını güçleştiriyordu. Son sabır kırıntılarını kullanırken “Lan ne başkası, ne istememesi?” dedi sinirle. “İşinin de amına koyim, gitmesinin de… Sen bir baksana bana?” deyip kızın başını yukarı kaldırdı. Gözlerinin içine alev alev yanan gözleriyle uzun uzun baktı. “Eylem, salak mısın kızım sen? Hiçbir şeyden anlamıyorsun da şunu da mı hissetmiyorsun?” diyerek kıza artık pantolonunu zorlamaya başlamış olan şişkinliği gösterdi. Mafyanın Karısı Mafya Töre

Updated at

Read Preview
Mafyanın Bakire Gelini +18

Mafyanın Bakire Gelini +18

Reads

İntikam almak için düşmanının karısıyla birlikte olan Aydın Avan, kızın görüntüleri paylaşıp başta tüm Mardin'e rezil eder. Bunlardan haberi olmayan kızı kandırıp ertesi gün birlikte olur. Saf intikam hırsı ile hareket etmektedir. Birlikte olduğunda, evli olmasına rağmen kızın bakire olduğunu fark eder. Şaşkındır. Aylardır evli olan kızın neden el değmemiş bir bakire olduğunu anlayamaz. Bir gün sonra gerçekler açığa çıkar. Kızın eşi olan Bader Başaran, aslında erkeklerle birlikte olan, cinsel kimliğini gizlemek için evlenen bir ağadır. Ve karısına elini sürmemiştir. Aydın, zaten kızdan hoşlanmaya başlamıştır ama bunları öğrendikten sonra cidden haksızlık yaptığını fark eder. Ancak bir sorun vardır. Bakire Gelin, adını çıkarıp, onu kullanarak bir kenara atan adamdan artık nefret etmektedir.

Updated at

Read Preview
Kan ve Bal

Kan ve Bal

Reads

+18 Yetişkin içeriktir. Kızın ensesini tutmuştu. Sıcaklığı kıza acı veriyordu. Bu sıcaklık, genç kızın dayanamayacağı bir şey değildi. Artık çok daha güçlü ve dokunuşlarına dayanıklıydı. Sözleşmeyi imzalarken söz verdiği gibi yakınında kalabilirdi. Kız beklemeden ona uzandı. Buzdan parmakları üzerinde yükselip beline tutundu ve yüzünü ona yaklaştırdı. “Bir hizmetkarın işi budur değil mi? Efendisini memnun etmek?” diye mırıldandı. Adamı isteyip istemediğini bilmiyordu. Görev bilinciyle hareket ediyordu. Bunun iyi bir fikir olup olmamasıyla da ilgili değildi. Daha önce kimseyi öpmemişti, daha sonra da öpecek kadar sakin bir şekilde yaklaşabileceğinden emin değildi. Adamın sıcak nefesini, kokusunu içine çekerken yeniden yutkundu. Bu onun ilk ve son şansıydı. Merak ediyordu. Bir öpücük. Küçük bir öpücük… Adamın gözlerine bakarken içten içe sürekli aynı şeyi tekrar edip duruyordu. Adamı ne kadar öpmek istediğini, ona dokunması gerektiğini, ihtiyacı olduğunu… Hissettiklerini, düşüncelerini okuyabildiğini biliyordu. Cevap olumsuz olsaydı, efendisi onu çoktan uzaklaştırmış olurdu. Bir hizmetkarı, bir canavarı öpmek… Ba’al ondan tiksiniyorsa şimdi odanın bir köşesine fırlatabilirdi. Genç kız buna üzülmezdi. Belki de üzülürdü. Tüm hisleri karmakarışıktı. İstekleri anbean değişip duruyordu. Adam yapmadı. Uzun parmakları kızın çenesini daha güçlü bir şekilde kavradı. Eğilmek yerine kızın parmak uçlarında yükselmesine izin verdi. Onun dokunuşuna dayanabildiğini anladığında biçimli dudakları keyifle kıvrıldı. Binlerce günaha ortak olmuş dudakları yeni bir günahı daha tatmak için, kızın buz dudaklarının tadına bakmak için yaklaştı. Hiç acelesi yokmuş gibi ağır ağır yaklaştı ve sonunda dudakları buluştu. Genç kız, hissettiği fiziksel acıya ilave olan yeni acıyla ilk an kasıldı. Yanıyordu, eriyordu. Alevleri yeni sözmüş bir közle temas ediyordu. Hiç kimse yanarken böyle bir keyif almazdı. Genç kız hissettiği hazda boğuluyordu. Adamın dolgun, biçimli dudaklarına temas eden dudaklarının içinde uyandırdığı hislerle boğuluyordu. İçine dolan sıcak havayla tüm hücrelerinin yandığını, duygularının tutuştuğunu hissediyor ve anlamaya çalışıyordu. Neler hissettiğini, adamın dokunuşunun yarattığı etkiyi çözmeye çalışırken elleri adamın dövmeleri üzerinde gezindi. Kalbinin üzerinde durdu. Parmakları göğsüne dokunmak için kıvrılırken gözlerini kapamıştı. Hevesle, daha fazlasını almak için baskı yapan o güzel dudaklara daha çok temas etmek için kıvrıldı. Dudaklarını oynattı. Tam olarak neler hissettiğini kavrayamadan önce adam geri çekildi. Şaşıran genç kız adamın zindan karası gözlerine baktı. Hiçbir kadın onun cazibesine direnecek kadar güçlü değildi. Kendisi bile. Artık bir kadındı ve ondan ne kadar uzak durmaya çalışırsa çalışsın başarılı olamayacağını biliyordu. Korkunç gerçeği fark edip bir adım geri çekildi. Canavar’a esir olmaktan kurtulmak için ona sığınmıştı. Artık onun esiriydi. Hayatını yaşamak istemişti fakat artık bir hayatı yoktu. Tüm hayatı ona aitti. Ellerini çıplak göbeğinin üzerinden beline doladı. Derin nefesler alarak sakinleşmeye, kafasını toplamaya çalıştı. “O kadar kötü müydü?” derken adama bakmamak için bakışlarını ayaklarına çevirdi. Sesi bile daha olgun, daha çekiciydi artık. Ona göre yaşanan şey kötü değildi. Garip hissediyordu ama kötü… Asla. Ruhunu şeytana satmıştı. Şimdi de bedenini sunmak istiyordu. Fantastik

Updated at

Read Preview

Navigate with selected cookies

Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.

If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.