YazarAsh♥︎
Reads
(Yetişkin İçerik – Karanlık Romantik + Aşırı Ateşli) Urfa dağlarının en ıssız köşesinde, kan davası ve töre her şeyi yakıp kül ederken… Düğün gecesiydi. Helin Ulusoy, kuzeniyle zorla evlendirilmek üzereyken rakip aşiretin en korkulan reisi Mirza Baybars tarafından kaçırıldı. Mirza soğuk, acımasız ve aşırı sahiplenici bir adamdı. Helin’i omzuna atarken kulağına fısıldadı: “Sen artık benimsin. Namus borcunu vücudunla ödeyeceksin.” Dağların derinliğindeki taş konakta Helin kapana kısıldı. Kaçış yok. Telefon yok. Sadece Mirza var. Nefretle başlayan ilk dokunuşlar, kısa sürede kontrol edilemez bir tutkuya dönüştü. Mirza’nın sert elleri teninde gezerken, o ağır deri ve baharat kokusu Helin’in aklını başından alıyordu. Her bakışta, her fısıltıda, her yasak gecede ikisi de yanıyordu. Töre onları lanetliyor, aşiret kan istiyordu. Ama Mirza’nın şehveti her kuralı, her yasağı kırıyordu. Helin direniyor… Fakat Mirza’nın kızıl tutamına dokunduğu her an, Helin’in içindeki ateş de daha da büyüyor. Töre biter… Şehvet başlar.
Updated at
Reads
#2026TR-İlledeSen Ay ışığı onun kaderiydi, beyaz lanet ise ruhunun mühürü. Aleda Miran, ayın altında doğan üçüncü nesil lanet taşıyıcısıydı. Alfa Dinçer'in kader bağı çıktığında herkes onun seçilmiş olduğunu sandı. Ama kaderin ipleri Külgece Hanlığının prensi Alkan Dorukhan'ın ellerindeydi. Beyaz Kurt'un gümüş tutamı, ayın altında parladığında lanet yeniden uyandı. İki Kurt, bir lanet, bir kız... Gecenin ay ışığında kim kaderini değiştirebilir? Gerçek eş mi, yanlış bağ mı? YazarAsh'den karanlık, büyülü, lanetli bir aşk hikayesi... #FantasyRomance #LanetliBağ #BeyazKurt #ForbiddenBond #YazarAsh
Updated at
Reads
#Mafya #Tutku #GüçlüÇiftler #Yetişkin #KaranlıkAşk #TenselÇekim #Kader #Tehlike #AteşVeFırtına Ela Yıldırım özgürlüğün peşindeydi. Ama bulduğu şey özgürlük değil, ateşti. Tenine değmeden bile yakabilen, bir bakışıyla nefesini kesen bir adam: Atlas Ilgaz. Ela kaçtıkça, Atlas daha da yaklaştı. Bir adım. Bir nefes. Bir fısıltı kadar yakın. Ve o bakış… Dokunmadan bile iz bırakan bir sahiplenişti. Aralarındaki çekim artık kader değil, tenseldi, yakıcıydı, kaçınılmazdı. Bu yangın… Ya Ela’yı tamamen yakacak, ya da onu küllerinden yeniden yaratacaktı. Ama asla sönecek bir ateş değildi.
Updated at
Reads
Hakkari’nin soğuk ve sisli dağlarında, Dağ Aslanları Timi’nin karizmatik ve dominant komutanı Binbaşı Aslan Dağtekin, her gece ölümle dans ediyor.Bir operasyon sonrası ağır yaralı halde üssün hemen dibindeki askeri hastaneye getirildiğinde, her şey değişir. Yeni tayinli genç doktor Kumsal Eren, bu sert, tehlikeli ve inanılmaz çekici adamın yaralarını sararken kendi bedeninin de onun buz gibi bakışları altında alev aldığını hisseder. Aslan’ın kalın, emredici sesi ve tenine değen sıcak, sahiplenici dokunuşları, Kumsal’ın içindeki tüm duvarları birer birer yıkar.Üssün dar koridorlarında, dağların vahşi tehlikesiyle harmanlanan yasak ve yoğun bir tutku alevlenmeye başlar.Dağ Aslanı, bir kez istediğini asla bırakmaz…Peki Kumsal, bu tehlikeli ve yakıcı aşka teslim olacak mı?❤️🔥 Yasak tutku, derin duygular ve dağları bile eritecek ateş…
Updated at
Reads
Yedi yaşında öğrendiği en büyük yalanla büyüdü. Yirmi üç yaşında ise kader ona en tehlikeli gerçeği sundu. Ahsen Doğan, Konya’dan İzmir’e kaçtığında tek istediği yeni bir hayat kurmaktı. Ama Arslan Grand Palace’ta işe başladığı ilk gün, lobiye yayılan o sıcak, yakıcı tarçın kokusu her şeyi değiştirdi. Kutay Arslan. İzmir’in gölge kralı. Mafyanın tahtında oturan, bir bakışıyla adamları donduran, bir dokunuşuyla kalpleri yakan adam. İlk karşılaştıkları anda iki koku havada çarpıştı: Masum portakal çiçeği ve karanlık tarçın. Ahsen’in ela gözleri renk değiştirirken gamzeleri derinleşti. Kutay’ın mavi-yeşil bakışları ise onu olduğu yere mıhladı. Bir evlatlık kız ve bir mafya patronu. Bir yalanlar denizi ve bir yasak tutku. Güvenemeyeceği tek adam, vazgeçemeyeceği tek kadın. Bazı kokular seni yakalar. Bazı adamlar ise seni yakar. Dreame’nin en ateşli mafya romantizmi başlıyor.
Updated at
Reads
Yirmi yıldır suskun bir aşk, töreye zincirlenmiş iki yürek...Adar, köyün en sert erkeği, içindeki yangını yıllardır diliyle değil gözleriyle söndürmeye çalışıyor.Arin'in kızıl saçları rüzgarda savrulduğunda, o alev Adar'ı yakıyor ama dokunamamak en büyük işkence.Kan davası, aileler arası görünmez duvar, inatçı dünürcüler...Bir bakış bile kan döktürebilirken, bir dokunuş her şeyi yakacak mı?Töre der ki: Yasak.Kalp der ki: Yaklaş.+21 ateşli sahneler, yasak tutku ve töreye meydan okuyan aşk...Hazır mısın? Bu yangın söndürülemez! 🔥❤️🔥Töre Ateşi +21
Updated at
Reads
+21 UYARI Bu hikâye yetişkinlere yöneliktir. kelepçe, vibratör ve açık cinsel sahneler içerir. “Mavi Gölgenin Masum Kuşu” Sarı saçlı, zümrüt yeşili gözlü masum bir kız… Buz mavisi gözleriyle karanlığı delen, kimsenin dokunamadığı tehlikeli bir adam. Bir gece Kayla borç batağından kaçarken yanlış kapıdan içeri girdi. Mavi Gölge gece kulübüne. Uzay Aslanbey onu ilk bakışta tanıdı ve tek bir cümleyle kaderini mühürledi: “İki seçeneğin var… Ya onları bırakırım seni alsınlar… Ya da bedenini bana verirsin ve evimde kapalı bir kuş olursun.” Artık o, Mavi Gölgenin kanatları altında. Ve bir gece… Uzay onu yatağa bağladı. Özel sipariş deri kelepçelerle bileklerini sabitledi. “Sen benimsin,” diye fısıldadı otoriter bir sesle. “Bugün bunu öğreneceksin.” Vibratörün vızıltısı odada yankılanırken Kayla ilk kez inledi. Uzay gülümsedi. “Boşal,” dedi emreder gibi. “Benim için boşal, Masum Kuş.” Bu ateş bir kez yandı mı… Geri dönüşü yok. YazarAsh♥︎ imzasıyla… Nefes kesen bir tutku, tehlike ve kader hikâyesi burada başlıyor.
Updated at
Reads
Erzurum’un en kanlı aşireti Şahinler’in tek varisi Miran Şahin, berdeli ve töreyi reddederek zincirlerini kırdı. İstanbul’a kaçtığında limanların karanlık efendisi oldu. Ama kader, gölgesini kalın, siyah–gümüş zincirlere dönüştürdü. Hem koruyan, hem esir eden, hem de acıtan lanet bir zincire… Bir gece, kanlar içinde Liva Melis Karaca’nın kapısına düştü. Travma uzmanı, güçlü ve bağımsız psikolog Liva Melis, bu yabancının gözlerindeki karanlığı gördüğü anda anladı: Bu adamın yaraları bedende değil, ruhunda zincirlenmişti. Şahin Aşireti pes etmedi. İstanbul’a adamlarını gönderdi. “Ya berdel yaparsın ya da o kızı öldürürüz.” Miran’a takıntılı kuzeni Asmin, her gece gölgesinden çıkıp Liva Melis’i tehdit etti. Miran ise tek bir şeye yeminliydi: “Ben tek kadına aitim. Töre beni satın alamaz. Seni seçtim.” Ama zincirler her öpücükte daha da sıkılaşıyordu. Her dokunuşta hem aşkı hem ölümü çağırıyordu. İstanbul’un Boğaz’ında, Galata’nın dar sokaklarında, limanın karanlığında… Bazı zincirler kırılmak için önce iyice gerilir. Töre mi? Aşk mı? Zincir kırılsa da bırakmayacak.
Updated at
Reads
Bazı bağlar çocuklukta atılır. Bazı kaderler yıllarca bekler. Bazı aşklar ise bir dövmenin gölgesinde yeniden doğar. Karan Alp Koral, yıllar önce kapı komşusu olan küçük kızı—Yasmin’i—gözlerinin önünde kaybetti. O günden beri kırık kanadıyla, gölgesine gömülmüş bir adam olarak yaşadı. Onu bulmadan hiçbir yarası kapanmadı. Tuana Yasmin Su, geçmişini hatırlamayan bir moda tasarımcısı. Yetimhanede büyümüş, kendi adını kendi yazmış, kaderini kendi elleriyle kurmuş bir kadın. Sırtındaki ay dövmesi ve kolundaki sümbül dışında geçmişine dair hiçbir şey yok. Ve bir gece… Koral Otel’in altın ışıkları altında, defilesiyle adını duyuracağı o büyük gecede… Karan’ın bakışları Tuana’nın kolundaki sümbül dövmesine takılıyor. Tanıdık bir sızı. Unutulmuş bir nefes. Yıllardır aradığı ruhun gölgesi. Ama Karan hâlâ Yasmin’i arıyor. Tuana ise Yasmin olduğunu bilmiyor. Kanat kırık. Sümbül köksüz. Kader yarım. Bu gece, bir gölge kapanacak. Bir gerçek açığa çıkacak. Ve iki yarım, yıllar sonra ilk kez aynı gökyüzünün altında buluşacak. Kanatın Gölgesinde Sümbül Kader bazen bir dövmede saklıdır.
Updated at
Reads
Platin sarı ombre saçları ay ışığında parlayan, masum bir su perisi gibiydi Zümra. Gediz Alp ile yaptığı düğün, hayatının en büyük masalıydı. Güçlü, yakışıklı, tehlikeli… Hem polis üniforması giyen, hem de mafya dünyasının karanlık prensi olan adam, ona sonsuz aşk vaat etmişti. Düğün gecesi tutkunun doruğundayken her şey mükemmeldi. Ama sabah uyandığında Zümra, gelinliğiyle birlikte babasının kapısına bırakılmıştı. Gediz’in bıraktığı tek şey ise acımasız bir nottu: “Babamın katilinin kızını, onun evine gelin olarak iade ediyorum.” Gururu paramparça oldu. Namusu yerle bir edildi. Kalbi sonsuza dek sustu sandı. Fakat kimse bilmiyordu… Gediz, intikamını tamamen yanlış kişiden almıştı. Zümra, sandığı kadar masum ve güçsüz değildi. Kırılan kadınlar yeniden doğar. Ve intikamın en soğuğu, en parlak yıldızdan gelir. Ay’ın gölgesinde parlayan bir yıldız… Bu, bir ihanetin bedeliydi. Bu, bir aşkın sonu ve yeni bir kraliçenin doğuşuydu.
Updated at
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.